Tepkisel

Kredi Kartı kullanım hakkımız engellenemez

Son yaşadığım olay ile birlikte bu konuda bilgilendirme ihtiyacı duydum herkesi. Büyük Alışveriş Merkezleri ve büyük Market zincirlerinden ziyade görece daha küçük Marketler, sadece Tekel ürünleri satan Marketler ya da küçük Mahalle Marketlerinde alınan ürünlerin ücretlerini Kredi Kartı ile ödemek istediğimizde çok zaman “20 tl aşağısını nakitle alıyoruz, Kredi Kartı kabul etmiyoruz”, “Tekel ürünlerini Kredi kartı ile vermiyoruz” vb. daha bir sürü sebep ile nakit ödemeye zorlanıyoruz.

Pos Cihazı

Tüketici olara bizi çok zaman zor durumda bırakan bu durumu kabul etmek zorunda değiliz keza bu, İşletme sahiplerinin yasal dayanaktan yoksun keyfi bir uygulaması. Bu konu 5464 SAYILI BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU Madde 17’de düzenlenmiştir.

Madde 17 – Üye işyerleri, kart hamillerinin yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarının bedelini banka kartı ya da kredi kartı ile ödeme taleplerini kabul etmek zorundadır. Bu zorunluluk indirim dönemlerinde de geçerlidir. Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez. Bu hükme aykırı davranılması halinde, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafından üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz.

Üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur.



Herhangi bir işletme eğer ki Pos Cihazı bulunduruyorsa ve siz aldığınız herhangi bir ürünün ödemesini Kredi Kartı ile yapmak istiyorsanız, işletme bu ödemeyi ürün türü, ürün miktarı ya da fiyatını göz önüne almaksızın kabul etmek zorundadır keza Pos Cihazı’na 5464 SAYILI BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU çerçevesinde sahiptir ve bu kanuna uymak zorundadır.

Aynı Kanun’un 40. Maddesinde de İşletmenin 17. Madde dahilinde Kanuna aykırı uygulamaları için “Cezai Sorumluluk” düzenlemiştir.

ÜYE İŞYERLERİNİN CEZAÎ SORUMLULUĞU

Madde 40 – Bu Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına, 18 inci maddesindeki banka kartı ve kredi kartı ile işlem yapıldığını gösteren işaretleri kaldırma yükümlülüğüne ve 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden üye işyerlerinin işlerini fiilen yöneten görevli ve ilgili mensupları bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

Böyle bir geri çevrilme olayı yaşadığınız zaman yapmanız gereken, İşletme sahibine “Pos Cihazına 5464 SAYILI BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU çerçevesinde sahibi olduğunu ve davranışının bu kanunun 17. Maddesine aykırı olduğunu, yapmak istediğiniz ödemeyi kabul etmesi gerektiğini aksi halde bu davranışının ceazi sorumluluğu olduğunu… Bu Cezai sorumluluğun Pos Cihazı sözleşmesinin iptaline ve 1 sene tekrar sözleşme yapamayacak olmasına ve aynı kanunun 40. maddesi gereğince 1000 güne kadar adli para cezası ödemeye kadar uzanabilecek sonuçları olduğunu belirtin”

İşletme sahibi hala Kredi Kartı ile ödeme yapmanıza hala izin vermiyorsa ilgili İşletmeyi Tüketici Mahkemesi’ne şikayet edin.

Reklamlar
Standart
Fotoğraf, Tepkisel

Farklılıklar Bizi Birleştirir.

Farklılıklar Bizi Birleştirir

Duvarlar bazen yıkıldığında gelir özgürlük bazense ifade özgürlüğünün yaşanamadığı zamanlarda varlıkları kurtarıcıdır.

İstanbul Taksim’de bir ara sokağın duvarları aslında bu toplumun “Farklılıklar bizi birleştirir” noktasında çoktan uzlaştığını gösteriyor.

“Büyük Fotoğraf” a tıklayarak ya da buraya tıklayarak küçük fotoğraflara ulaşabilirsiniz.

Standart
Gündem, Tepkisel

İran’ın (Sonucu belli) Seçimi ve Sonrası

Iran’da geçtiğimiz günlerde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, mevcut Cumhurbaşkanı Mahmoud Ahmadinejad ile Hussein Mousavi arasında bir seçim yarışı oldu. Aslında Iran’da seçimlerin nasıl şartlarda, hangi ilkesizliklerle yapıldığı konusunda ufacık da olsa bilgi sahibi olan her insan bilir ki oy  vermek seçimin sonucunu değiştiremez.

Iran’da geçtiğimiz sene yapılan “Genel Seçimler” in de hangi şartlarda ve nasıl yapıldığını ve pek tabi nasıl sonucun önceden bilindiğini buraya tıklayarak ayrıntılı olarak okuyabiliyorsunuz.

Support Mousavi I

Bu kez, seçimlerin zaten bilinen sonuçlarına biat, 3. dünya ülkelerindeki gibi olmadı. Değişim yanlısı olan Hussein Mousavi’ye oy veren onbilerce kişi sokaklara döküldü. Yumruğu yukarıda olan bu kızın temsil ettiği o kadar çok simge var ki, İslami Darbe yapanların bu gidişin kendileri için hangi yöne olduğunun fazlasıyla farkındalar.

Support of Mousavi II

i12_19370059[1]

Support of Mousavi III

Mousavi destekçilerinin, taşıdıkları “Benim oyum Nerede” pankartları, verdikleri oylara sahip çıkmaları ve seçimlerin tamamen yenilenmesi talepleri, İran Darbe Muhafızları’nın uyguladıkları şiddetle karşılanıyor.

Support o Mousavi IV

Özellikle Twitter’ın son olarak Iran’da yasaklanması ile kendi aralarında da haberleşmekte sıkıntı çeken Perslerin yeni nesil değişim isteyen ateşli çocukları bugün yasağa rağmen twitter’da yarattıkları trafikle dünyadaki pek çok insanın dikkatini çekebildiler, buraya tıklayarak twitter’da bugün yaratılan trafiğe ve taleplerine ulaşmak hiç zor değil.

i38_19379493[1]

Yazıda kullandığım fotoğraflara buradan ulaşıp bakabilirsiniz, bazı fotoğraflar benim midemi kaldıracak derecede vahşilik içerdiği ve bu yazıyı okuyacak kişiye böyle bir sürpriz yapma hakkım olmadığını düşündüğüm için bu sefer böyle oldu.

Fotoğrafların tamamına bakılmasını tavsiye etmemekle birlikte yazılan yorumların tamamının okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle bir şekilde Internete ulaşmayı başarmış Iran’da yaşayanlar ve ülkesini terk etmek zorunda kalmış insanların Iran özlemine.

Yorumları da buradan okuyabilirsiniz, okumalısınız.

Standart
Tepkisel

Sosyal sorumluluk : Youtube’a Özgürlük

youtube_logo

Geçen sene, olaylı 1 Mayıs , aslında olaylı demek hatalı oldu… Polis şiddetini iliklerimize kadar hissetiğimiz 1 Mayıs sonrasında televizyon ve internette bir sürü şiddet görüntüsünü görüyorduk, göremeyenler de pek tabi öncelikle youtube, dailymotion gibi sitelerde arıyorlardı.

Ne olduysa oldu aç, kapa, aç, kapa yapılan youtube 1 Mayıs’dan üç dört gün sonra bir engellendi pir engellendi. Hala da ses seda yok, o dönem bu “şiddet görüntülerinin izlenmesine engel olunmak için kapatıldı” gibi sığ yorumlara da neden oldu pek tabi ama bu yorumlardan daha sığ olanı hala engelin kaldırılmamış olması.

Geçtiğimiz günlerde Youtube engelinin 1. senesini doldurduk, tam da bu sırada bu kez Dailymotion isimli Fransız lokasyonlu video paylaşım sitesi ikinci kez kapatıldı.

Bu kapatılmalar konusunda, kapatma kararını veren kişilerin Internet’ten habersiz yaşadıklarını varsaydığımdan Internet tabanlı yapılan hiçbir şeyin yararı olmayacağını düşünüyorum. Olsa şimdiye kadar olurdu zaten.

Bir çok Blog yazarı, kendi hazırladıkları “Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir” giriş sayfalarına koydular, “Internet’e sansür değil sürat gerek” gibi başarılı bir sloganla yine kullanıcılar protestolar yaptılar. Sözlük, hala da duran siyah bir bant ile logosunu kapattı. Sonuç? Kesinlikle sıfır !

Neler yaptık? Çeşitli teknik yollarla youtube’a girmeyi başardık, hosts ayarlamaları yaptık, dns adreslerimizi değiştik, opendns diye bir şeyi keşfettik, daha neler neler web’de gizli gezmeyi sağlayan siteleri sırf youtube için kullanmaya başladık.

Kısacası özgürlüğünün kısıtlamasına tepki koyan hemen herkes bir şekilde youtube’a girmeyi başardı. Eminim ki hala bunu isteyip de başaramayan insanlar bir yerlerde var.

Ülkemizde artık, insanlarnı youtube’a girmesini sağlamak resmen bir “Sosyal sorumluluk projesi” haline geldi. Kendimi en azından “Okul yaptıran Burjuva” kadar mutlu hissediyorum ben de aşağıda eklediğim “Youtube’a Özgürlük” bilgisiyle.

hosts

Burada yer alan dosyayı indirip masaüstüne kaydedelim. Daha sonra bu dosyayı Copy/Paste ile aşağıdaki klasörün içine yapıştıralım.

C:\Windows\System32\drivers\etc

Orada daha önceden duran ve pratikte bize bir yararı olmayan “hosts” dosyasının yeni hali sayesinde artık youtube giriyor olmalıyız.

Standart
Tepkisel

Kapitalizm’in ahlaki konumu

Brothel Comics

Kapitalizm’in kar amaçlı gölgesi kadınlar üzerinde aleni olarak genelevler yoluyla ortaya çıkıyor. Kapitalizm kadınlardan da kar etme’nin yolunu bu şekilde bulmuş ve meşruiyetini de “Genelevlerin var olmasının toplumsal ahlakın sürmesi gerekliliği” tezine dayandırmıştır(!)

Bu konuda bakış açısı farklılığı erkeklerden çok toplum içinde yaşayan kadınları öncelikle ayrıştırmış. Kadınlardan da genelevlerin varlığı konusunda taraf bulmuş. Kadınların bir kısmı ” Ggenelevler olmazsa cinsel tehlike altında olacağız ” düşüncesine inanır olmuş. Bireysel cinsel güvenliklerinin başka hemcinslerinin sex işçiliği yapmasıyla sağlanacaklarına neredeyse emin kılınmışlar. Hiç sormamışlar bireysel özgürlük vaat eden Kapitalizm’in kardeşi Liberalizm’in bunu zaten sağla(yama)makla yükümlü olduklarını unutmuşlar.

brothel's girl

Varsayılan olarak kabul edilen bu düşünce ile kadınların bir kısmı malesef  bu yönde toplumumuzda taraftır. Sömürülen ve üstünden  kar edilen yine kadındır, seex işçisi kadınların, hemcinslerinin tamamından bu sömürüye karşı savaşta destek bulamamaları da düşündürücü.

Slavery Comics

Esasen burada şimdilik sadece tespit yapıyoruz, bu tespitin nedenini sorgulama başka bir yazımızın konusu olsa da bu irrite eden düşüncenin altyapısında toplumca dayatılan “Ahlak anlayışı” ya da doğru ifadesiyle “İki yüzlü ahlak anlayışı”, toplumun diğer bireyinden kişinin kendisini ayrıştırarak ve hatta diğerini ötekileştirerek farklılaşması yatıyor.

New generation brothel

En nihayetinde Kapitalizm ahlaksızca para kazanmaya, kar etmeye, devlet genelev’den vergi almaya, bu utanç da yaşanmaya devam eder.

Standart
Gündem, Sinema, Tepkisel

“Hint fakiri” hala “Hint fakiri”

Slumdog Millionaire

Slumdog Millionaire’i izledim, izlediğimden beri de gözlem yapıyorum özellikle basılı yayınları ve dergileri hep aynı övgü ya da eleştirilere kilitlenip kalmış metinler vardı, ta ki Büşra Akdoğan’ın Batının sefaletle imtihanı başlıklı yazısını okuyana kadar.

Yazının sorguladığı konu aslında benim filmle ilgili yazacaklarıma güzel bir zeminve “Filmin Oscar almasını neden istemedim?” soruma yanıt veriyor.

İstemememe rağmen tahminim kazanacağı yönündeydi ve öyle de oldu. Film’in Oscar ile ödüllendirilmesinin ve insanların filmin etkisinde kalmasının temel nedeni, dünyadaki yoksul insanları sadece tespit eden ama onlar için bir şey yapmayan insanların, sürekli tespitini yaptığı yoksul hayatlardan birisinin başarı hikayesiyle sonuçlandığını görmesi ve içsel olarak bir şey yapmış gibi hissederek kendisini rahatlatması.

Bu filmi fizleyen herkes yoksul insanlar için bir şey yapmış gibi içsel bir huzur buluyor. Verilen Oscar’ı da bunun devamı olarak görüyorum.

Slumdog Millionaire

Ama malesef büyü bozuldu… Filmde oynayan o yoksul insanların filmden kazançları meğer sadece 30.000 $’lık daireymiş. The Guardian gazetesinin bu haberini okuduktan sonrası rahatlayan ruh için tam bir hayak kırıklığı. Bu hayatı değişmiş gibi sandığımız ve bizi sosyal sorumluluğumuz yerine getirmişcesine huzura erdiren bu insanların yoksulluklarının hikayesiyle, yönetmene, senariste, oyunculara, sinema salonu sahiplerine milyonlarca $ kazandırması  ve kendi hayatlarının aynen devam ediyor olduğu gerçeği… Yine bilinen son bütün olarak olmasa da kırıntılı olarak bizimle.

Slumdog Millionaire

Yoksul daha da yoksul zengin daha da zengin olmaya devam ediyor, biz de yoksul insanların hayatlarını sadece konuşmaya devam ediyoruz.

Standart